Zona Hastalığı Nedir

Zona Hastalığı Nedir
22 Nisan 2019 tarihinde eklendi, 369 kez okundu.

Tıp dünyasında Herpes Zoster olarak, halk arasında ise gece yanığı olarak bilinen zona, virüslerin neden olduğu zührevi bir hastalıktır. Daha önce suçiçeği geçirmiş kişilerde rastlanılan ve bağışıklığın zayıflamasıyla beliren bu hastalık, deride yarattığı görünüm ile pek çok kişinin canını sıkabilir. Peki zona hastalığı nedir, neden olur, tehlikeli midir, tedavisi nasıl yapılır? Tüm bu soruların yanıtı ve çok daha fazlası yazımızda sizleri bekliyor.

Zona Hastalığı Nedir?

Su çiçeğine neden olan ve Varisella Zoster olarak adlandırılan bir virüsten kaynaklanan zona, sinir hücrelerindeki iltihaplanmaların yoğun stres ve bağışıklık zayıflığı anında kendini dışa vurması ile görülür. Bu rahatsızlığın neticesinde tablonun seyrine bağlı olarak ağrı, acı, bunalma gibi şikayetler görülebilir.

Kendini deri üzerinde kaşıntılı ve acı veren kırmızı kabarcıklarla gösteren bu virüs özellikle sabahın ilk saatlerinde kendini gösterir. Gece yatmadan önce herhangi bir belirti görmediğini ve sabah uyanında kabarcıklarla karşılaştığını söyleyen hastalardan dolayı halk arasında gece yanığı adını almıştır.

Zona Neden Olur?

Varisella Zoster virüsü lenf düğümlerinde bulunan sinir bitişlerine yerleşir ve iltihaplanmalara, en erken dönemde de su çiçeğine sebebiyet verir. 60 yaşından büyük olanlar için virüsün tekrar etki etme riski artar ve deri üzerinde lezyonlarla kendini belli eden zona hastalığı ortaya çıkar.

Genel olarak baş, boyun ve sırtın alt kısımlarını etkilese de yayılabilen bir hastalık olan zona başlangıcı döküntülerle, sonrasında kızarıklıklarla belirir. Cilt döküntüleri ağrıya yol açabilirken, kızarıklıklar kendiliğinden ortadan kaybolup yerini sulu kabarcıklara bırakır.

Bakanlık verilerine göre nüfusun %15’i yaşamında en az bir kez bu hastalıkla karşılaşmaktadır. 60 yaş üstü bireyler de risk daha yüksek olsa da herkes için riskin varlığından söz etmek mümkündür. Bu amaçla suçiçeği aşısının daha yaygın bir hal alması ile bu rakamlar düşürülmeye çalışılmaktadır.

Zona Hastalığı nasıl tedavi edilir

Zona Belirtileri Nelerdir?

Şiddeti ve yaygınlığı kişiden kişiye değişkenlik göstermekle birlikte yaygın zona belirtileri hakkında bilgi sahibi olmak faydalı olacaktır.

  • Hafif ya da şiddetli ağrılar
  • Yüksek ateş
  • Kaşınma ve uyuşma (yaygın olarak göğüs, bacak, yüz, belde)
  • Kaşınan bölgede kısa süre sonra ortaya çıkan döküntüler ya da kabarcıklar

Bir hafta ila 10 gün arası bir süre içerisinde bu sulu kabarcıklar kendiliğinden kuruyarak kabuklu yara görünümü alırlar. Bu süreç bazı kişilerde 2 haftayı bulabilir. Ancak bu kahverengi kabuklu yaraları korumak oldukça önemlidir çünkü bazen geçseler de ciltte iz bırakabilirler.

Hastalıkla birlikte yaşanabilecek diğer şikayetler ise;

  • Midede ağrı
  • Baş ağrısı
  • Hafif ateş
  • Lenf bezlerinde şişkinlik
  • Kaslarda yorgunluk hissi

şeklinde sıralanabilir.

Zona Hastalığı Hakkında Merak Edilenler

Zona bulaşıcı mıdır, sorusunu hastaların en merak ettiği konulardandır. Hastalığın direkt olarak başka birine herhangi bir yolla bulaştırılması mümkün değildir. Ancak vücuttaki kabartıların salgılarının bir başkasına temas etmesi ile hastalığa yol açan virüsün bulaşması söz konusudur. Kişi virüsü aldığında daha önce geçirmediyse önce suçiçeği geçirecektir.

Hastalığın cinsel ilişki yoluyla bulaşıp bulaşmadığına dair ise herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Ancak bir diğer konu olan hastalığın bebeklere bulaşı halinde, yaşanacak ilk tablo bebeğin suçiçeği çıkarması olacaktır.

Zona korunma yolları konusunda da hala çalışmaların devam ettiği bir alandır. Ancak hastalığı geçirme riskini düşürmede suçiçeği aşısı yaptırmak, bilinen en etkili yöntemdir.

Zona hastalığı tehlikeli midir sorusu da oldukça yaygın duyduğumuz sorulardan olmakla birlikte, genel algının aksine, bu hastalığın cilt kanseri vb. ölümcül bir rahatsızlıkla henüz ispatlanmış bir ilişkisi yoktur. Ancak zonanın AIDS gibi bağışıklık sistemini direkt etkileyen hastalıklar karşısında ikincil olarak belirmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle zona olan kişilerde bağışıklığı etkileyecek başka ve daha ciddi bir hastalığın olup olmadığı kontrol edilebilir. Özellikle yüksek ateş, lenf düğümlerinde şişme gibi belirtiler AIDS ve zona için ortak olduğundan, bu şüpheyle gerekli testler yapılabilmektedir.

Zonanın tekrarlayıp tekrarlamayacağı, tedavi sonrasında hastaları korkutan bir konu halini alabilir. Vücut virüsü uygun tedavi ile baskılamış olabilir ancak tamamen dışarı atmadığından dolayı yine yoğun stres ve yorgunluk hallerinde, bağışıklığın zayıf kaldığı zamanlarda hastalığın nüksetmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle risk faktörlerini daime minimumda tutmaya özen gösterilmelidir.

Zona Tedavisi Nasıl Olur

Zona hastalığının tedavisi genelde ilaç yada krem ile tedavi edilmektedir. Zona hastalığının tedavisinde kullanılan kremler mutlaka doktor önerisi ile kullanılması gerekmektedir.

Zona Tedavisi Nasıl Yapılır? Zona Hastalığı Bitkisel Tedavi ile Geçer mi?

Zona tedavisi reçete ile verilen ilaçlar yoluyla yapılabilmektedir. Birkaç hafta içinde hastalığın belirtileri kendiliğinden yok olsa da virüsün ciddiyetini kaybetmesi adına antiviral ilaçlar ile gerekli destek sağlanmaktadır. Hastanın durumunun değerlendirilmesinin ardından ilacın hangi yollarla verileceğine karar verilir.

Hastaların su ile temastan kaçındığını duyabilirsiniz. Ancak şehir efsanesinden ibaret olan bu hata yerine, tedavi boyunca doktorlar virüsün uzaklaştırılması adına sık banyo yapılmasını önerir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken yaralar kabuk tuttuysa fazla hırpalamamak ya da banyo dışında da bu yaraları kaşımamak olacaktır. Çünkü kaşıdığınız zaman kalkan kabuklar ciltte kalıcı iz bırakacaktır. Yine de cildinizde lekeler kalması halinde hücre yenileyen kremler ile bu lekeleri yok edebilirsiniz.

Semptomların yoğun olduğu dönemlerde doktorlar ağrılarınızı dindirmek adına birtakım ilaç uygulamalarını uygun görebilir. Hatta bu ilaçlar içerisinde antidepresan türevleri dahi yer alabilir. Buna ek olarak zona hastalığı bitkisel tedavi yöntemlerinin de alanına girmektedir.

Yara izlerinin kalıcı olmaması, ağrıların hafifletilmesi, enfekte alanın yayılmaması gibi amaçlarla türlü bitkisel merhemler kullanılabilmekte ancak başta gebe kadınlar olmak üzere kimse doktora danışmadan temin ettiği ürünü bitkisel de olsa kullanmamalıdır. Hastalığın virüs kökenli olduğu unutulmamalı ve tedaviyi uzatacak bir hata yapmamak adına bitkisel ürünleri de doktor tavsiyesi ile kullanmanız gerekmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git