Makrobiyotik Diyet

Makrobiyotik Diyet
27 Ekim 2018 tarihinde eklendi, 380 kez okundu.

Birçok diyet programı uygulanmasına rağmen verilen kilolar hızla geri alınmakta ve bunun sebebi olarak sağlıksız kilo verilmesi gösterilmektedir. Uzmanlar tarafından dünyaca ünlü diyetler arasında en sağlıklı diyetler sıralamasında ilk 10′da yer alan Makrobiyotik diyet bu anlamda uygulanması gereken ilk diyet programlarındandır. Kilo vermek için yapılan birçok çalışmanın başarısız sonuçlanmasına aldırmayın. Makrobiyotik diyet tüm tabuları yıkacak ve zayıflamanıza olanak sağlıyacak sağlıklı bir diyet programıdır.

Makrobiyotik Diyet Nedir 

Makrobiyotik Diyet, bazı kesimler tarafından vejeteryan diyetlerine benzetilmektedir. Makrobiyotik Diyet programında kırmızı ve beyaz et yemek yasak olduğu gibi balık ve diğer deniz ürünlerini yemek serbest edilmiştir. Ayrıca süt ve süt ürünleride Makrobiyotik Diyet’te alınması sakıncalı besinlerdendir.

Makrobiyotik Diyet’in anlamı uzun yaşamak demektir. Yani diyet adındanda anlaşılacağı gibi aslında kilo vermek için değil sağlıklı bir yaşam için uygulanmak üzere hazırlanmıştır. Ancak Makrobiyotik Diyet kilo vermede oldukça başarılı bir diyet programıdır. Makrobiyotik Diyet’te önemli olan mevsime göre beslenmektir. Sebze ve tahıl ürünlerine ağırlık vererek kilo aldırmayan ancak sağlıklı ve dinç bir yaşam sürdürmemizi sağlayan doğal besinleri almamız Makrobiyotik Diyet’te isteniyor.

Makrobiyotik Diyet Listesi

Makrobiyotik diyeti uygulayan bir kişi yazın hafif ve taze besinleri tüketirken, kışın yağlı besinleri üretmesi gerekiyor. Bahar aylarında ise sebze ağırlıklı beslenmek gerekiyor.

Bu açıdan Makrobiyotik diyetin sağlık bir yaşam sürmek için bizlere kurallar koyduğunu görebiliyoruz. Makrobiyotik Diyet kısa süreli, haftalık yada aylık bir diyet programı değildir.

Bu yüzden Makrobiyotik diyet kısa sürede hızlı kilo vermek için yapılan diyet programlarından çok bir yaşam biçimi olmalıdır. Yani Makrobiyotik diyeti uygulamaya başladığınız andan itibaren bırakmadan ömrünüzün sonunuda kadar devam ettirirseniz, sağlıklı ve uzun bir yaşan sizi bekleyecektir.

Sağlıklı kilo vermede oldukça etkili Makrobiyotik diyette et yenilmediğinden dolayı demir eksikliği oluşabilir. Bu yüzden Makrobiyotik diyeti uygulayan kişilerin kontrollerini düzenli yaptırmasında yarar vardır.

Nasıl İşe Yarıyor

Nasıl İşler?

Makrobiyotik diyeti savunanlar ve uygulayanlar, tükettiğimiz gıdaların sağlığımız, mutluluğumuz ve ruh halimize büyük etkisi olduğuna inanıyor. Toprağa daha yakın, alçakta yetişen doğal yiyeceklerden tüketmek hem beden hem de ruha yarar sağlıyor. Diyetin amaçlarından biri de yenilen yiyecekler ve bunların hayatımızı nasıl etkilediğine dair daha bilinçli olmak. En nihayetinde, bu farkındalık yaşam kalitesini artırıp daha sağlıklı olmamızı sağlıyor.

Neler yiyebileceğimiz aşağıdaki etkenlere göre ayarlanır:

  • Mevsim
  • Hava koşulları
  • Egzersiz düzeyi
  • Yaş
  • Cinsiyet
  • Sağlık durumu ve diğer kişisel sağlık sorunları
  • makrobiyotik diyet nedir

Makrobiyotik Besinler Nelerdir

Standart makrobiyotik diyetteki başlıca besin kahverengi pirinç, arpa, akdarı, yulaf ezmesi, buğday, mısır, çavdar ve karabuğdayı içeren tam taneli tahıllardır. Az miktarda tam tahıllı makarna ve ekmeğe de izin verilmektedir. Tanelerin tüketilen besinin yaklaşık yüzde 50’sini kapsaması gerekmektedir. Taze sebzelerin diyetin yüzde 20 ila 30’unu üstlenmesi gerekir. En fazla önerilen sebzeler arasında yeşil lahana, kıvırcık lahana, brokoli, karnabahar, lahana yaprakları, havuç, yaban havucu, bal kabağı, Çin lahanası, soğan, maydanoz, Japon turpu ve su teresi yer alır. Ara sıra yenmesi gereken sebzeler arasında ise, salatalık, kereviz, marul ve bitkilerin çoğu yer alır. Uzak durulması gereken sebzeler arasında ise domates, biber, patates, patlıcan, ıspanak, pancar ve sakız kabağı yer alır.

Makrobiyotik Beslenme

Diyetin yaklaşık yüzde 10 kadarı fasulye ve deniz sebzelerinden oluşmalıdır. En uygun fasulye türleri ise azuki, nohut ve mercimektir. Soya peyniri ve tempehe de ayrıca izin verilmektedir. Diğer fasulye türleri haftada birkaç kez yenilebilir. Deniz sebzeleri arasında nori, wakame, kombu, hiziki, arame ve agar-agar yer alır. Diyetin diğer yüzde 10’luk kısmı ise olağan sebzeler ya da deniz sebzeleri ile yapılan çorbalardan oluşur. Diğer izin verilen maddeler arasında arpa maltı, pirinç şurubu ve elma suyu gibi tatlandırıcılar, miso, tamari, soya sosu gibi soslar, pirinç ya da elma sirkesi, susam yağı, tahin ve deniz tuzu, ara sıra ufak miktarlarda tohum ve yemişler (balkabağı, susam, ayçiçeği ve badem) ve haftada bir ya da iki kez beyaz etli balık yer alır.
İzin verilen içecekler arasında ise, sürgün ve saplardan, kahverengi pirinçten ve karahindibadan yapılan çaylar, elma suyu ve buz içermeyen yüksek kaliteli sular yer alır. İzin verilmeyen maddeler ise et, süt ürünleri, meyveler, işlenmiş taneler, koruyucu, yapay tatlandırıcı ve renklendirici ya da kimyasal içeren maddeler, tüm konserve, dondurulmuş, işlenmiş ve ısıtılmış besinler, sıcak baharatlar, kafein, alkol, rafine şeker, bal, pekmez ve çikolatadır.

Makrobiyotik Faydaları

Makrobiyotik diyette, gıdalar besin değerlerinden ziyade metafizik niteliklerine göre seçilir. Tam tahıllar, sebzeler, fasulye ve soya proteinleri açısından zengin olan rejim, bir vejetaryen ya da vegan diyetinin sağladığı pek çok benzer faydaya sahiptir. Yapılan sayısız araştırma, bu türde bir diyetin diyabet, kalp hastalığı, inme ve çeşitli türden kanserlerin oluşma riskini önemli ölçüde azalttığını göstermiştir. Makrobiyotik diyet vitamin açısından zengin, besinsel lifler açısından güçlü ve yağlı gıdalar açısından ise zayıftır.

Makrobiyotik Diyetin Zararları

Makrobiyotik Diyetin Olumlu ve Olumsuz Yanları

  • Diyette et, yumurta, süt gibi hayvansal kaynaklı besinlere izin verilmediği için uzun vadede bireyde protein, kalsiyum, folat, demir ve B12 eksikliklerine yol açabilir.

  • Diyetin olumlu yönleri de vardır. İşlenmiş gıdalara izin vermemesi, şeker ve alkolü yasaklaması, her gün fiziksel aktiviteyi önermesi ve gece yatmadan önce yemek yememeyi önermesi olumlu yönleridir.

  • Bir diğer olumlu yönü de bu işe sadece kısa süreli zayıflama diyeti olarak bakmamayı önermesidir. Hedef, yeme davranışını değiştirerek sürdürülebilir sağlıklı beslenmeyi benimsemek.

Fakat; uzun vadede bu beslenme modelini uygulamak zor olabilir. Bu şekilde bazı besinleri yasaklayan beslenme modelleri kişileri zorlayabiliyor.

Sağlıklı beslenmenin temel amacı; çeşitli ve dengeli beslenerek tüm besin ögelerinin bireye özel gereksinim duyulan miktarlarda alınmasıdır. Bunun için diyetlerin bireye özgü olması ve mutlaka bir beslenme uzmanı tarafından planlanması şarttır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git